Sad'ın Sadr'ında

Sad'ın Sadr'ında

$13.89 $5.95
"Su azîzdir; insânı yükseltir." "Su" ile Allâh'ın "Azîz" ismi arasında çok anlamlı bir ilişki/örtüşme vardır. Azîz, Allâh'ın güzel isimlerinden birisidir ve "Yüceler yücesi, kadri ve kıymeti her türlü idrâkin ötesinde kalan" demektir. İrfânî dilde su, hayatın/dirilişin/ilmin kısaca "Hayy" oluşun remzidir. Su nasıl hayatın/dirilişin kaynağıysa "Vahiy" de tıpkı onun gibi kalplerin hayatı ve dirilişidir. Bu nedenle Allâh, Kur'ân'da vahyin/âyetlerin işlevini anlatırken su/yağmur benzetmesini kullanır. Hz. Peygamber de bu gerçeği "Allâh'ın benim vasıtamla gönderdiği hidâyet ve ilim bol yağmura benzer" sözüyle açıklamıştır.

Anlaşılıyor ki, Kur'ân'dan/vahiyden/âyetlerden uzak kalmak insânın zihnini, kalbini, bedenini susuz bırakmak demektir. İrfânî yaklaşım Kur'ân'da geçen "yağmur sonrası güzel beldenin bitkisi/ürünü bolca çıkar" âyetini yorumlarken "güzel belde/verimli ülke" anlamında kullanılan "beledü't-tayyib" ifâdesini mü'minin kalbi olarak tanımlamıştır. Bu da bize Kur'ân'dan kopmuş bir insânın/kalbin çölleşeceğini ve vahye uygun bir düşünceyi/hayatı yeniden kuramayacağını vurgulamaktadır. Bu yüzden olacak ki Hz. Peygamber muhteşem bir duâ örneğinde şöyle söylemiştir: "Ey Rabb'im! Kalbimi su ile temizle/arındır ve Kur'ân'ı/Vahyi kalbimin baharı kıl!"

Allâh, Kur'ân'ın sıfatlarından birini bize "Azîz" olarak vermiştir. Bu kitabı yaşamlarının ekseni yapanları Allâh "zelîl" olmaktan çıkarıp "Azîz" kılar. Evren her gün/an değişmektedir. Hiçbirimiz sabah güneşin doğuşuyla batışı arasında aynı yerde değiliz. İkbâl'in deyişiyle: "Sadece yolcular değil yollar da yürümektedir." Öyleyse değişen/genişleyen âlemlere rahmet olan Hz. Peygamber'in diliyle bize ulaşmış olan Kur'ân'a da her gün güneşin doğuşuyla yeniden bakmalıyız. Onun hayat verici, diriltici yağmurundan kendi çağımıza yeni nefesler/baharlar sunmalıyız.
Book Title Sad'ın Sadr'ında
Author Necmettin Sahinler
Publisher Insan Yayinlari
SKU BSR-1462
ISBN 9789755747859
"Su azîzdir; insânı yükseltir." "Su" ile Allâh'ın "Azîz" ismi arasında çok anlamlı bir ilişki/örtüşme vardır. Azîz, Allâh'ın güzel isimlerinden birisidir ve "Yüceler yücesi, kadri ve kıymeti her türlü idrâkin ötesinde kalan" demektir. İrfânî dilde su, hayatın/dirilişin/ilmin kısaca "Hayy" oluşun remzidir. Su nasıl hayatın/dirilişin kaynağıysa "Vahiy" de tıpkı onun gibi kalplerin hayatı ve dirilişidir. Bu nedenle Allâh, Kur'ân'da vahyin/âyetlerin işlevini anlatırken su/yağmur benzetmesini kullanır. Hz. Peygamber de bu gerçeği "Allâh'ın benim vasıtamla gönderdiği hidâyet ve ilim bol yağmura benzer" sözüyle açıklamıştır.

Anlaşılıyor ki, Kur'ân'dan/vahiyden/âyetlerden uzak kalmak insânın zihnini, kalbini, bedenini susuz bırakmak demektir. İrfânî yaklaşım Kur'ân'da geçen "yağmur sonrası güzel beldenin bitkisi/ürünü bolca çıkar" âyetini yorumlarken "güzel belde/verimli ülke" anlamında kullanılan "beledü't-tayyib" ifâdesini mü'minin kalbi olarak tanımlamıştır. Bu da bize Kur'ân'dan kopmuş bir insânın/kalbin çölleşeceğini ve vahye uygun bir düşünceyi/hayatı yeniden kuramayacağını vurgulamaktadır. Bu yüzden olacak ki Hz. Peygamber muhteşem bir duâ örneğinde şöyle söylemiştir: "Ey Rabb'im! Kalbimi su ile temizle/arındır ve Kur'ân'ı/Vahyi kalbimin baharı kıl!"

Allâh, Kur'ân'ın sıfatlarından birini bize "Azîz" olarak vermiştir. Bu kitabı yaşamlarının ekseni yapanları Allâh "zelîl" olmaktan çıkarıp "Azîz" kılar. Evren her gün/an değişmektedir. Hiçbirimiz sabah güneşin doğuşuyla batışı arasında aynı yerde değiliz. İkbâl'in deyişiyle: "Sadece yolcular değil yollar da yürümektedir." Öyleyse değişen/genişleyen âlemlere rahmet olan Hz. Peygamber'in diliyle bize ulaşmış olan Kur'ân'a da her gün güneşin doğuşuyla yeniden bakmalıyız. Onun hayat verici, diriltici yağmurundan kendi çağımıza yeni nefesler/baharlar sunmalıyız.

Deal of the Day