Gunahiyla Sevabiyla YESiLCAM

ANT Stores

$ 10.95 $ 12.00
SKU: UFK-060
ISBN: 9786056240263
Gulsah Nezaket Marasli / Ufuk YAYINLAR

Share:

“Her ülke sinemasi, tarihi boyunca yapitlarinda o ülkenin dini ve inançlari üzerinde durur ve onlari yansitir, gerektiginde dikkatini din adamlarina çevirir, ibadet yerlerini, ayinlerini anlattigi öyküye, görüntüledigi olaylara katar. Dinler ve inançlar kültürel bir katki iseler –ki öyledirler– sinema bunlari kullanir.” diyor Giovanni Scognamilo kitabi sunus yazisinda, Günahiyla Sevabiyla Yesilçam, Türk sinemasinin dinle imtihanin hikayesini anlatiyor. Gülsah Nezaket Marasli, Yesilçam’in din ve dindarlik aleyhtari tutumunun, cumhuriyetin ilk günlerinden, Muhsin Ertugrul Sinemasi’ndan, bugünlere nasil dönüstügünü inceliyor. Sinemanin endoktrinasyon fonksiyonundan yüklendigi toplumsal misyona farkli cephelerini de nazara alarak, bu zamana kadar incelenmemis bir yönüne, Türk sinemasinin dine bakisina isik tutuyor. Dinin anlam dünyasindan habersizligin ve (sabah ezanini günes dogduktan sonra okutacak ölçüde) dini kurallar ve ibadetler konusundaki cehaletin, nasil ön yargilarin ördügü sablonlarla kendini tekrar eden, tekrar üreten bil sinema dili gelistirdigini gösteriyor. Tabii bu aleyhtarligin istisnalari yok degil, ama mesela müstehcen film dalgasina karsi gelisen dinî filmler kusaginda bile ticari kaygilarin bazi hassasiyetleri gölgeledigi görülebiliyor.

Kitap Türk sinemasinin, cinsellikle dini motiflerin iç içe kullanilmasi, dindar karakterlerin küçük düsürülüp alaya alinmasi gibi vazgeçemedigi aliskanliklarinin kökenlerini tespit ediyor. Okul müsameresi seviyesine erismeyen dekorlar, makyaj ve kiyafetlerle gerçeklestirilen traji-komik tarihsel mizansenler de meseleleri ne seviyede ciddiye aldiginin bir göstergesi. Türk sinemasinin evliyalari, darmadaginik halleri, düsecekmis gibi duran takma sakal-biyiklari, acayip sarik-kavuklari ve cübbe niyetine büründükleri renkli çarsaflariyla gerçekten bize has bir geçit resmi yapiyorlar. Modern dönemde ise adeta bütün kötülüleri kendinde toplayan, ikiyüzlü, açgözlü, firsatçi, hasis, hatta asagilik, kalles, nefret edilecek tipolojiler olarak rol biçiliyor dindarlara. Marasli, Yesilçam’da dindar karakterin, yani çok boyutlu olarak, insani derinlikleriyle ele alinan karakterinin degil, basmakalip imam-haci-hoca tipolojilerinin oldugunu ve dindarlarin ancak zaman içinde karakter olarak islenmeye basladigi söylüyor. Özellikle son senelerde nasil bu karakterlerin daha merkezi rollerde, insani derinlikleriyle ele alinarak dine daha duyarli bir bakis gelistirildigini, bu dönüsümün dinamikleriyle açikliyor.

Kitap, kasti sadece dini asagilamak olan örnekleri sadet harici tutarak, Türk sinemasinin öne çikan örnekleri üzerinden gidiyor. Vurun Kahpeye’den Yilanlarin Öcü’ne, Rabia’dan Zügürt Aga’ya, Dondurmam Gaymak’tan Esrefpasalilar’a, 60’lardan günümüze 17 film ayrintili olarak inceleniyor. Bir taraftan hem ?slam hem Hiristiyanlik konusunda uzmanlarla diger taraftan sinema camiasindan, oyuncusundan yapimcisina, farkli isimlerle bunlari sahne sahne ele aliyor. Kitapta Hayrettin Karaman’dan Sen Antuan Kilisesi Basrahibi ?ulian Pista’ya, Hülya Koçyigit’ten Yavuz Turgul’a, Yüksel Aksu’dan Tugrul ?nançer’e, farkli isimlerle yapilan mülakatlarla Türk sinemasinin bir nevi vicdan muhasebesi yapiliyor. Ayrica kisa süre önce vefat eden kiymetli yönetmen merhum Ömer Lütfi Akad’in vefatindan önce yaptigi son görüsmelerden biri de kitapta yer aliyor.

Our brands