Vuslat Mustusu (Kirik Testi-8)

Vuslat Mustusu (Kirik Testi-8)

$5.95

Hâkıkı bir mu’min asla kendini beğenmemeli ve yeterli bulmamalı; Müslümanlığın tevazu, mahviyet ve hacâletten ibaret olduğunu kabul ederek, sade kulluğu her türlü payenin üstünde saymalıdır. Hazreti Mevlâna gibi “Kul oldum, kul oldum, kul oldum! Ben Sana hizmette iki büklüm oldum. Kullar âzad olunca sâd olur; ben Sana kul olduğumdan dolayı sâd oldum.” demeli; Kitap ve Sünnet’in emirlerini kılı kırk yararcasına yerine getirmelidir. Bununla beraber, himmetini her zaman âlî tutmalı, Allah’ın izni ve inayetiyle hep yüksek uçmaya çalışmalı, sürekli tekamül peşinde olmalı; fakat, büyüklük iddialarına kat’iyen kalkışmamalıdır. Hususiyle adanmış bir ruh, “Nefis cümleden ednâ, vazife her şeyden a’lâ” hakikatine yapışmalıdır. Kendisini acz ü fakr içindeki sıradan bir insan olarak görmenin yanı sıra, iman hizmetini dünyevî hiçbir bedelle değiştirilemeyecek yüce bir lütuf kabul etmelidir. Mazhar olduğu en küçük muvaffakiyeti dahi kendisinden bilmemeli; “Ben böyle uçamazdım, bu çıtayı bu kadar yüksek tutamazdım, maratonda bu kadar hızlı koşamazdım, ipi önde göğüsleyemezdim... Bütün bu başarıları lütfeden O!..” diyerek tahdis-i nimette bulunmalı ve bu ihsanların daha sonrakiler için birer referans olduğunu düşünerek hizmet yolunda daha bir şevkle koşmalıdır.

Title Vuslat Mustusu (Kirik Testi-8)
Author M. Fethullah Gülen
Publisher Nil Yayınları
SKU NIL-008
ISBN 9789753153423

Hâkıkı bir mu’min asla kendini beğenmemeli ve yeterli bulmamalı; Müslümanlığın tevazu, mahviyet ve hacâletten ibaret olduğunu kabul ederek, sade kulluğu her türlü payenin üstünde saymalıdır. Hazreti Mevlâna gibi “Kul oldum, kul oldum, kul oldum! Ben Sana hizmette iki büklüm oldum. Kullar âzad olunca sâd olur; ben Sana kul olduğumdan dolayı sâd oldum.” demeli; Kitap ve Sünnet’in emirlerini kılı kırk yararcasına yerine getirmelidir. Bununla beraber, himmetini her zaman âlî tutmalı, Allah’ın izni ve inayetiyle hep yüksek uçmaya çalışmalı, sürekli tekamül peşinde olmalı; fakat, büyüklük iddialarına kat’iyen kalkışmamalıdır. Hususiyle adanmış bir ruh, “Nefis cümleden ednâ, vazife her şeyden a’lâ” hakikatine yapışmalıdır. Kendisini acz ü fakr içindeki sıradan bir insan olarak görmenin yanı sıra, iman hizmetini dünyevî hiçbir bedelle değiştirilemeyecek yüce bir lütuf kabul etmelidir. Mazhar olduğu en küçük muvaffakiyeti dahi kendisinden bilmemeli; “Ben böyle uçamazdım, bu çıtayı bu kadar yüksek tutamazdım, maratonda bu kadar hızlı koşamazdım, ipi önde göğüsleyemezdim... Bütün bu başarıları lütfeden O!..” diyerek tahdis-i nimette bulunmalı ve bu ihsanların daha sonrakiler için birer referans olduğunu düşünerek hizmet yolunda daha bir şevkle koşmalıdır.

Deal of the Day